Grip Aşısı Ne zaman Yapılmalı,Faydaları nelerdir?

Grip aşısına dikkat

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Seraceddin Çom, gribin özellikle çocuk ve yaşlılarla kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalığı olanlarda daha ağır seyrederek ölüme varabilen ciddi sonuçlara yol açtığını belirtti.

Grip aşısının en geç Kasım ayında yaptırılması gerektiğini bildiren Çom, “Yüksek riskli kişilere grip hastalığını taşıma ya da bulaştırma ihtimali bulunan sağlık personeli, kronik hastalık bakım üniteleri veya yaşlı bakım evlerinde çalışanlar ve evinde yüksek riskli kişi bulunanlara da aşı yaptırmaları öneriliyor” dedi.

Çom, gribin, ani olarak 39 derece üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtilerle başlayan influenza virüsünün yol açtığı bir hastalık olduğunu söyledi.

Bu tabloya daha sonra boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırma, göz yaşarması ve kanlanması gibi belirtiler eklendiğini, bazı vakalarda karın ağrısı, bulantı ve kusma görülebildiğini anlatan Çom, bulaştığı kişileri yatağa mahkum eden hastalığın belirtileri 1 hafta içinde kaybolsa bile halsizliğin 2 haftaya kadar sürebildiğini belirtti.

“Grip, özellikle çocuk ve yaşlılarla kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalığı olanlarda daha ağır seyreder ve ölüme varabilen ciddi sonuçlara yol açar” uyarısını dile getiren Çom, “Bu kadar ciddi tablolara yol açabilen grip, halk arasında sıklıkla soğuk algınlığıyla karıştırılıyor. Oysa soğuk algınlığı, ateş yükselmeden hafif kırgınlık, burun akıntısı ve hapşırma gibi belirtilerle kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahati de gerektirmeyen bir hastalık olduğu için, kesinlikle grip ile karıştırılmamalıdır” diye konuştu.

TEDAVİ

Gribin, öksürük ve hapşırıkla etrafa saçılan damlacıkların havayla solunması, hastalar veya bunların ağız ve burun akıntılarının bulaştığı eşyalarla temas sonucu yayıldığına dikkati çeken Çom, şöyle konuştu:

“Hastalık ev, iş yeri, okul ve kreşlerle toplu taşım araçlarında çok kolaylıkla bulaşabiliyor. Mikrobu kapan ancak henüz belirtilerin ortaya çıkmadığı kişiler de hastalığı bulaştırabilir. Bu nedenle insanların toplu olarak bulunduğu ortamlarda dikkatli olmak gerekir.”
Hastalığın tedavisinin, belirtilerin giderilmesine yönelik olduğunu kaydederek yatak istirahati öneren Çom, bol sıvı, ateş düşürücü, ağrı ve öksürük kesici ilaçlar alınabileceğini söyledi.

Çom, tedavide, hekim tavsiyesiyle antiviral ilaçlara da başvurulabileceğini kaydederek, “Antiviral tedaviye hastalığın erken döneminde, ilk 2 günde başlanması enfeksiyonun önlenmesine, hastalık ortaya çıkmışsa da belirtilerin süresinin kısalmasına yardımcı olur” dedi.

GRİP AŞISI

Gripten korunmada en etkili yollardan birinin aşı olduğunu, aşının salgın başlamadan yapılması gerektiğini ifade eden Çom, şu kişilere grip aşısı önerdi:

“-65 yaşından büyükler,
-Astım ve diğer kronik solunum sistemi hastalığı olanlar,
-Kronik kalp ve dolaşım sistemi hastalığı olanlar,
-Kronik metabolik hastalığı olanlar,
-Hemoglobinopatisi olanlar,
-Uzun süreli aspirin tedavisi alan bebek ve çocuklar,
-İmmünosupresif tedavi alanlar,
-HIV enfeksiyonu olanlar.”
Çom, “Yüksek riskli kişilere grip hastalığını taşıma ya da bulaştırma ihtimali bulunan sağlık personeli, kronik hastalık bakım üniteleri veya yaşlı bakım evlerinde çalışanlar ve evinde yüksek riskli kişi bulunanlara da aşı yaptırmaları öneriliyor” şeklinde konuştu.
6 aydan küçük bebekler, yumurta yediğinde alerjik şoka girenler, doktorun öneride bulunmadığı hamileliğin ilk 3 ayı içindeki kadınların grip aşısı yaptırmamaları gerektiğini bildiren Çom, “Aşı, grip mevsimi başlamadan uygulanmalıdır. Uygulamadan sonraki 2 hafta içinde koruyucu antikor geliştiği ve ülkemizde gribin Kasım-Mart aylarında salgın yaptığı düşünüldüğünde, aşı Eylül, Ekim ya da en geç Kasım ayında yaptırılmalıdır. Ancak, zorunlu hallerde aşı Mayıs'a kadar da yaptırılabilir” uyarısında bulundu.

8 YAŞINDAN KÜÇÜKLERE 2 DOZ

İlk kez aşılanacak 8 yaş ve altındaki çocuklara tam etki oluşması için en az bir ay arayla 2 doz aşı uygulanması gerektiğini bildiren Çom, ateş, halsizlik, baş ve kas ağrısı ile aşı yerinde 1-2 gün süreyle ağrı ve hassasiyet görülebileceğini belirtti.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Grip Aşısı nedir?Nezleden Farkı Nedir,Grip aşısının özellikleri

Grip nedir?

Grip, İnfluenza dediğimiz virüsün, solunum yoluyla insan vücuduna girerek özellikle sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başında salgınlar yapan bir infeksiyon hastalığıdır.

 


Nezleden farkı nedir?:

Nezle, diğer ismiyle soğuk algınlığı, nezle virüslerinin yaptığı, sürekli burun akıntısı, hapşırma, öksürme, gözlerde, boğazda yanma hissiyle seyreden, genellikle ateşsiz bir üst solunum yolu infeksiyonudur. Hastalık 3-7 günde kendiliğinden düzelmekte, genellikle hastalık ayakta geçirilmektedir. Halbuki grip, hastayı yatağa düşürecek şiddette şikayetlerle seyreder. Bu şikayetler, 400C"ye varan yüksek ateş, genel vücut kırgınlığı, şiddetli bel, eklem ve kas ağrıları, baş ağrısı ve aşırı halsizliktir. Hastalığın bu özellikleri nedeniyle halk arasında grip, paçavra hastalığı olarak da tanımlanır.

Grip nasıl bulaşır?:

Grip de nezle gibi, hasta kişilerin bulunduğu ortamlarda, hapşırma ve öksürme yoluyla, ve virüs bulaşmış ellerle temas (örn.tokalaşma) sonrasında kolaylıkla bulaşır.

Grip tedavi edilebilir mi?:

Yatak istirahati ve ortaya çıkan şikayetleri azaltmaya yönelik destekleyici tedaviler yanında dokdor gerek görürse komplikasyonlara yönelik tedaviler verilir.

Antibiyotikler gripte faydalımıdır?:

Grip ve benzeri hastalıklarda antibiyotiklerin hiçbir faydası yoktur. Tersine çok ciddi sakıncaları olabilir. Hiç bir antibiyotik doktora danışmadan alınmamalıdır.

Grip, başka hastalıklara neden olabilir mi?:

Sağlıklı insanlarda grip, 1 hafta içerisinde kendiliğinden iyileşir. Ancak bazı kişilerde, örneğin vücut direnci zayıf durumda olan kronik hastalığı olanlar, kalp-akciğer hastalığı olanlar, yaşlılar, şeker hastaları, vb. olanlarda pnömoni (zatürre), menengoensefalit (beyin iltihabı), miyokardit (kalp kası iltihabı) gibi ciddi ve ağır seyredip ölümle sonuçlanabilecek hastalıklar görülebilir. Bunların dışında

Grip ve sonrasında oluşabilecek hastalıklardan korunmak mümkün müdür? :

Evet. Bu amaçla geliştirilmiş ve kullanılan grip aşıları mevcuttur. Grip aşısı, özellikle hastalığa yakalanma ve sonrasında oluşabilecek hastalıklar yönünden risk taşıyan Yüksek Risk Grubu dediğimiz kişilere faydalıdır.

Grip aşısının özellikleri nedir?:
Bilimadamları hastalığı önlemek için kullanılan altı ayrı çeşit grip aşısını bire düşürmek konusunda yeni bir gelişme katettiler. Belçikalı bilimadamlarına göre, "hemagglutinine" ve "neuraminidase" proteinlerinin bileşiminden oluşan M2 proteinin aşı solüsyonlarında kullanılması sayesinde, insanlar tek bir aşı ile gribe karşı önlem alabilecekler. Bugüne kadar hastalığı önlemek amacıyla piyasadaki altı çeşit aşıdan birini kullanabilmek için bazı testlerden geçmek ve uygun aşı çeşidi belirlemek gerekiyordu.Aşı, bir önceki senede en sık karşılaşılan virüs tipine karşı, Dünya Sağlık Örgütü"nün önerileri doğrultusunda hazırlanmaktadır. Her yıl Ekim-Kasım aylarında tek doz şeklinde yapılmalıdır. Aşı ile koruyuculuk sağlıklı kişilerde %80"lere varmaktadır; yaş ilerledikçe koruyuculuk %50-60"lara inmekle birlikte hastalığın hafif geçirilmesi sağlanmaktadır.

Kimler aşı olmalıdır?:
Bazı durumlarda "öldürücü" bile olabilen gripten korunmanın tek yolu aşı. Aşının yararlı olması için salgın başlamadan önce yapılması gerekiyor. 65 yaş üstündekilere, ilk 3 ayından sonra hamilelere ve çocuklara grip aşısı öneriliyor. Birbirine yakın çalışan iş arkadaşları, yaşlılar, astım, şeker ve kronik solunum hastaları, öğretmenler, öğrenciler, askerler, hac ve umreye gidenler grip için yüksek risk grubunda bulunuyor.
Şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, yüksek ateş, titreme, kuru öksürük ve baş ağrısıyla ortaya çıkan gripten korunmak için, salgın başlamadan önce aşı yaptırarak, önlem alınması istendi. Uzmanlar, gribin önemli bir salgın hastalık olduğuna ve birçok kişinin bu rahatsızlıktan dolayı zor dönemler yaşadığına dikkat çekiyor.

Grip aşısı, genel olarak 65 yaş ve üzerindeki bireylerle, grip sonrası hastalık riski olan herkese, 6aylık bebeklikten itibaren yapılmalıdır. Çünkü ağır seyirli hastalık nedeniyle hem işgücü kaybı ve dolayısıyla ekonomik kayıp olmakta hem de özellikle risk gruplarında ölümle karşılaşabilmekteyiz. Aşı yapılması gereken bu yüksek risk grupları şunlardır: 1. 65 yaş ve üstündeki kişiler (özellikle bakımevlerinde kalanlar), 2. Kronik hastalığı olan kişiler: Kronik kalp, akciğer (astımlılar dahil), karaciğer, böbrek hastalığı, şeker hastalığı ve diğer endokrin sistemi hastalığı olanlar, 3. Kronik hastalık dışında bağışıklık sistemleri zayıflamış olan kişiler: Kanserli-lösemili kişiler, bağışıklık sistemi hastalığı olanlar, organ ve kemik iliği nakli yapılan kişiler, 4. Uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve gençler. Ayrıca risk grubundaki kişilere grip bulaştırabilecek sağlıklı kişilerin de (örneğin hastanelerde yoğun bakım, yenidoğan, nakil, bağışıklığı zayıf hastaların bakıldığı bölümlerde çalışan doktor, hemşire, hastabakıcılar; kreş ve huzurevleri çalışanları; birlikte yaşayan aile bireyleri,...) aşılanması önerilmektedir.Hamile kadınların da, gripten korunmak için gerekli önlemleri alması gerektiğine işaret eden uzmanlar, hamilelik sırasında bulaşan gribin, bebekte ve anne adayında çeşitli komplikasyonlara neden olduğuna işaret ediyor. İlk 3 ayından sonra tüm hamilelere grip aşısı öneren uzmanlar, 6 ayından itibaren bütün bebeklere de grip aşısı yaptırılması gerektiğini kaydediyor.

Aşının yan etkileri var mıdır?:

Aşı, embriyonlu yumurta kesesinden elde edilmektedir; bu nedenle yumurta allerjisi olanlar kullanmamalıdır. Aşı sonrası nadiren, hafif geçen, nezle benzeri bir tablo oluşabilir. Aşı yerinde kızarıklık ısı artışı, hafif ateş kas ağrıları, kırıklık hissi olabilir, 1-2 günde düzelir. Ateşli hastalığı olanlara, bu iyileştikten sonra aşı önerilir. Gebe kadınlarda 3.aydan sonra ve yenidoğan dönemi bebeklerine aşı yapılabilir. AİDS"lilere de aşı yapılabilir.

Grip aşısı nasıl temin edilir ve yapılır?:

Aşı, ticari olarak eczanelerde bulunmaktadır. Recetesiz alınabilir. Fakat bir hekime danışarak yapılması bir çok açıdan faydalıdır. Grip aşısını devlet ödemez. Aşı uygulaması, erişkinlerde omuz kası içine veya cilt altına, 2 .yaşın altındaki çocuklarda uyluğun ön-yan kısmına bir sağlık personeli tarafından yapılmalıdır. Her sene aşı içeriği değiştiğinden o sene üretilen aşı ile aşılanmalıdır. Bu şekilde yapılan aşı, kişiyi 1 yıl kadar gripten korur.

Gripten korunmada nelere dikkat etmeliyiz?:

Grip aşısı olan kimse sadece gribe karşı ve ancak belli oranda korunur. Aşının bağışıklık oluşturmadığı kimselerde ve grip dışındaki diğer solunum yolu hastalıklarında genel korunma tedbirlerine dikkat etmeliyiz. Solunum yolu hastalıklarının (grip, nezle, soğuk algınlığı vb) topluma yayılmasında sağlamlardan çok hasta olanların daha dikkatli ve sorumlu davranması gerekir. Hastalar en azından hastalıkları tamamen düzelene kadar başkalarıyla öpüşmemeli, kucaklaşmamalı ve hatta tokalaşmamalıdır (virus yıkanmamış elde de bulunur). Ayrıca yine hastalar ağız ve burunlarıyla temas ettiklerinde, öksürük hapşırık nedeniyle ellerine sekresyonları bulaştığında ellerini yıkamadan başkalarının kullandığı telefon vb gibi ortak gereçlere temas etmemelidirler. Hastalar ilk 3-4 gün zorunlu değilseler sineme, okul, işyeri, metro, otobüs gibi kalabalık ortamlara girmemeli, evlerinde istirahat etmeli, mutlaka gerekiyorsa başkalarına bulaştırmamak için maske ile sokağa çıkmalıdırlar. En etkili korunma hastaların alacağı bu gibi tedbirlerle olur. Korumada sağlıklı kişilerin alacağı tedbirler: sonbahar-kış aylarında uygun giyim ve beslenmeye dikkat edilmesi; kalın-yünlü sıcak giysiler kullanılması, terli kalınmaması, bol sebze meyve tüketilmesi. Vücut direncini düşüren ve kolayca hasta olmamızı sağlayan etkenlerden uzak durulması; aşırı yorgunluk, alkol, sigara, az ve düzensiz uyku, düzensiz ve tek yönlü beslenme
Yumurta alerjisi olanlar
Uzmanlar, grip aşısının, embriyonlu yumurta kesesinden elde edildiği için yumurta alerjisi olanlar tarafından kullanılmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Aşı sonrası nadiren hafif geçen, nezle benzeri bir tablo oluşabileceğini kaydeden uzmanlar, aşı yerinde kızarıklık, ısı artışı, hafif ateş kas ağrıları, kırıklık hissi olabileceğini, bu etkilerin 1-2 günde düzeleceğini belirtiyor. Grip ve benzeri hastalıklarda antibiyotiklerin hiçbir faydası olmadığını da kaydeden uzmanlar, antibiyotiklerin tersine çok ciddi sakıncaları olabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, antibiyotiklerin doktora danışılmadan alınmaması uyarısında da bulunuyor.

 Derleyen
 Mustafa Sezgin

Yorum (yok) Yorum yaz!

Aşı Nedir? Aşılar zarar Verir mi?Aşı Hakkında Temel Bilgiler Nel

İnsan ve hayvanlarda hastalık yapma yeteneğinde olan virüs,bakteri vb. mikropların hastalık yapma kudretlerinden arındırılarak ya da bazı mikrop ların salgıladığı zehirlerin etkisinin ortadan kaldırılarak sağlam kişilere verilmesi için geliştirilen biyolojik maddelere aşı denilmektedir. AŞI:Kişileri hastalıklardan ve onun kötü sonuçlarından koruyabilmesi için sağlam ve risk altındaki kişilere uygulanmaktadır.Aşıların tedavi edici özellikleri yoktur!!!...Yani herhangi bir hastalık oluştuktan sonra hasta kişiye aşı yapmanın yararı olmamaktadır.Aşılar,ağız yoluyla,adale içerisine,cilt altına veya cilt içine verilmek suretiyle uygulanabilirler.hangi yoldan verilirse verilsin,aşılar vücudu- muzu hastalıklara karşı koruyan ve savunma cisimcikleri olarak isimlendirilen antikorları oluştururlar. Oluşan antikorlar vücutta uzun süre kalırlar ve bu süre içinde aynı mikrop vücuda tekrar girerse ,bu mikrobun hastalık oluşturmasına fırsat vermeden ortadan kaldırıl masını sağlarlar. Herhangi bir aşının koruyucu etki gösterebilmesi için uygun yaşlarda ve uygun aralıklarla yapılması şarttır.Zira aşıların çocuklara hastalıklara yakalanma riskinin en yüksek olduğu dönemlerden önce yapılması gerekmektedir.Yapılan geniş araştır malar sonucunda her aşı için belirli bir aşı takvimi geliştirilmişdir.

AŞI TİPLERİ NELERDİR?


Aşıların üretimi, hastalığa neden olan bakteri ve virüsler ya da bunların salgıladığı toksitler yani zehirler kullanılarak yapılalır.Tabii ki bunlar vücuda verilmeden önce teknoloji gerek- tiren çeşitli işlemlerden geçilerek hastalık yapıcı etkileri ortadan kaldırır. Başlıca aşı tipleri şunlardır: Canlı Aşılar: Aşı içerisindeki mikroorganizma canlı olmala birlikte vücut için tamamen zararsız hale getirilmiştir.Verem,kızamık,kızamıkçık ve kabakulak aşıları buna örnektir. Ölü Aşılar:Aşıda kullanılan mikroorganizmalar öldürülmüştür.Ancak vücudu uyararak antikor dediğimiz koruyucu maddelerin yapılmasını sağlayacak özellikleri korunmuştur.Boğmaca aşısı buna örnektir. Subünüt Aşılar: Aşıda kullanılan mikroorganizmalar öldürüldükten sonra parçalanarak,bu par- çalardan vücudu uyararak koruyucu antikorların yapılmasını sağlayacak parçaları aşı yapı- mında kullanılmaktadır.Örnek olarak Hepatit B ve grip aşıları verilebilir. Toksoid aşıları: Bu tür aşılarda mikroorganizmaların kendileri kullanılmaz.Bazılarının ürettiği zehirler çeşitli kimyasal maddelerle işlenir ve hastalık yapıcı etkileri yok edilerek aşı yapımında kullanılır.Tetonoz ve difteri aşıları bu tip aşılardır

AŞILARIN ETKİ MEKANİZMASI

Aşıların, hastalık yapma yetenekleri olmasa da aşı uygulanan vücut gerçekten hastalık ile karşılaşmış gibi davranır ve önlem almaya başlar. Mikropları öldürmekle görevli hücreler ve koruyucu antikor salgılayan hücreler aşı yoluyla verilen hastalık etkenini tanır ve diğer tüm koruyucu sistemleri harekete geçirir.Aşı ile verilen ve hastalık yapıcı özelliği olmayan etkeni yok edilirken tüm özelliği olmayan hastalık etkeni yok edilirken tüm özellikleri hafızaya alınır.Vücut daha sonra gerçek hastalık etkeni ile karşılaştığında özelliklerini hemen hatırlayarak hastalık oluşturmasına fırsat vermeden yok eder.Canlı aşılar ile vücuda verilen mikroorganizmalar çoğalmaya başlar. Ama zayıflatılmış olduklarından üremeleri hastalıkla sonuçlanmaz veya çok hafif belirtiler gelişir.Sonuçta gerçek mikropların meydana getirdiğine benzer bir baığışıklık ortaya çıkar.Ölü ve toksoid (zehir) aşılar hastalık belirtilerine yol açmaz ama vücutta bunlara karşı antikor üretilir. Çocukların bağışıklık sistemi, bebeklik döneminde tam gelişmediği için bazı aşıların belirli aralıklarla tekrarlanması gerekmektedir. Örneğin; Difteri,Tetanoz,Boğmaca(Karma) aşıları ile Çocuk felci aşısının ve çocukluk çağı menenjit aşısının (HIB) birer ay arayla üç kez yapılması ve son dozdan bir yıl sonrs hatırlatma dozu daha yapılması gerekmektedir

AŞILAR ZARAR VERİR Mİ?

Günümüz modern teknolojisi ile üretilen aşılarda yan etki olasılığı hiç yok denecek kadar azaltılmıştır. Aşı uygulandıktan sonra çok nadir olarak vücutta ve aşı yerinde bir takım yan etkiler oluşabilir.Bu yan etkiler çok nadir olmakla birlikte genellikle çok yüksek ateş, aşı yerinde ağrı ve kızarıklık şeklindedir.Bu yan etkiler genelde kısa süreli olup doktor tedavisi gerektirmezler ve annelerin basit önlemler almasıyla kolaylıkla ortadan kaldırılabilir.Aşı uygulaması sonrasında çok nadir olmakla birlikte aşı bileşiminde bulunan maadelere karşı oluşan alerjik ve sistemik reaksiyonlar görülebilmektedir.Ancak bu reaksiyonlar, hastalığın oluşması ile ortaya çıkabilecek ağır sonuçların yanında mukayese edilemeyecek derecede önemsiz kalmakta ve çok daha hafif olmaktadır

AŞILARIN YAPILMAMASI GEREKEN DURUMLAR

Zannedildiğinin aksine, aşıların yapılmasını engelleyecek faktörler çok kısıtlıdır.Halkımız tarafından inanılan ve bu nedenle çocukların aşıya götürülmesini engelleyen hafif ateş,ishal, bir engel teşkil etmediği artık bilimsel araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Dünya Sağlık Teşkilatının yayınladığı bilgilere göre çocuğa aşı yapılması sırasında gözden geçirilmesi gereken durumlar şunlardır: -Lösemi, Lenfama gibi kötü huylu hastalığı olan ve diğer kanserli çocuklar, -Aktif verem hastaları, -Ağır derecede zatürre,böbrek yetmezliği,metabolizma hastalıkları gibi hastane tedavisi gerektirecek durumda olanlar, -Kortizon tedavisi görenler, -Işın (Radyoterapi) tedavisi görenler. Yukarıda belirtilen hastalığı olan kişilere aşı uygulanıp uygulanmaması ve hangi aşıların uygulanması gerektiği konusunda kararın hastayı izleyen hekim tarafından verilmesi gerekmektedir.Yukarıda belirtilen hastalıklar dışında hastalığı olan ya da sağlam olan tüm bebek ve çocukların aşı takvimine uygun olarak mevsim ayıt edilmeden gerekli tüm aşıları yapılmalıdır.

AŞILARIN SAKLANMASI,KORUNMASI,NAKLİ

Aşılar yapı olarak biyolojik ürünler olarak bilinen bir gruba girerler.Dikkat edilmediğinde, biyolojik ürünler kolaylıkla zarar görebilrler.Özellikle ISI-GÜNEŞ IŞIĞI,DONMA bu zararlı etkenlerin başında gelmektedir.Bu nedenle biyolojik ürünler olarak bilinen aşı,serum ve bazı kan ürünlerinin diğer ilaç ve kimyevi ürünlerden farklı bir depolama ve sevkiyat özelliği vardır. Aşıların etkinliklerinin azalmaması için üretildikleri andan, kişilere uygulanıncaya kadar geçen süre içerisinde uygun ısısda depolanmasını vr taşınmasını sağlayan sisteme "soğuk zincir" ası verilmektedir.Soğuk zincirin bir halkasında meydana gelebilecek bir aksaklık, etkinliğini kaybetmiş bir aşının kişilere uygulanmasına neden olabilecektir. Tüm aşılar ısısya hassastırlar.B.C.G. ve kızamık aşıları gibi bazıları ise ayrıca gün ışığına da (U.V) hassasiyet göstermektedirler., Biyolojik ürünler,özellikle aşılar üretildikleri andan ititbaren ısı artışı riski altındadırlar.Bu nedenle depolanma sevkiyat sırasında meydana gelebilecek ısı artışlarından aşıları korumak gereklidir.Az veya çok ısıyla karşılaşma, aşıyı olumsuz etkilemekte ve aşı tekrar uygun ısılara konulsa dahi, ısı artışının yapmış olduğu etki ortadan kalmamaktadır.Bu konuda Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) örneği çok ilgi çekicidir: "Yumurta bir kez haşlandıktan sonra ne yaparsanız yapın eski haline döndürülemez,aşıların protein kompozisyonunda ısıya maruz kalmaları ile oluşan değişikliklerin bu örnekte olduğu gibi geri dönüşümü mümkün değildir." Yüksek ısıyla olduğu kadar çok düşük ısıyla karşılaşmada aşıların inaktif hale gelmesine neden olmaktadır.Bu nedenle en ideal ısı +2 C ile +8 C arasındaki buzdolabı raf ısısıdır. Dünyanın en büyük aşı ürteticisi olan Pasteur Merieux Connaught, soğuk zincir sistemi üzerinde titizlikle durmakta tüm soğuk hava depo ve dolaplarında aşı ve serumların uygun ısıslarda depolanmasını elektronik sistemlerle günlük olarak izlenmekte, aşıların akli sırasında termos özelliğindeki özel izotermik kutular ve buz aküleri kullanmaktadır

Yorum (yok) Yorum yaz!

  YASAL UYARI: sagliginonemi.blogcu.com'un içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik internetten araştırılarak derlenip hazırlanmış olup, sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. sagliginonemi.blogcu.com sağlıkla ilgili konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Bu bilgilerin yanlış anlaşılması veya kullanılmasından doğabilecek mağduriyetlerden sagliginonemi.blogcu.com sorumlu tutulamaz. Sitemizdeki bilgi ve belgeler kesinlikle ticari amaçlarla kullanılamaz. Diğer maksatlarla kullanmak için de izin alınması gerekir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılır. Sitedeki bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilgi ziyaretçi tarafından, doktoruna danışılarak kontrol edilmelidir. .